13 Mart 2017 Pazartesi

İTALYA / Roma

 Roma için söylenecek en güzel söz herhalde “taşı toprağı tarih olan şehir” olur. Sokaklarında dolaşırken toprağın sadece üstünde değil, altında kalan eserleri de görme şansı var. Başkentlik görevini Bizans zamanında da, Roma imparatorluğu zamanında da, İtalya cumhuriyeti zamanında da layığıyla yerine getirmiş olmalı ki Roma’da yaşayan her medeniyet şehri eserleriyle taçlandırmış.
Önceki seyahatimde Roma havaalanından merkeze Leonardo express treni ile ulaşmıştım. Bu defa havaalanı servisini denedim ve memnun kaldım. T.A.M otobüsleri her yarım saatte bir Fuimicino havaalanından hareketle Termini’ye ulaşıyor. Yolculuk yarım saat sürüyor ve ücret tek yön 5 euro. Eğer gidiş dönüş alınırsa 8 euro ödeniyor ve dönüş bileti 3 ay geçerli.

Roma’daki ana tren istasyonunun ismi Termini. Bu bölge ulaşım ve konaklama açısından şehrin kalbi. Havaalanı servislerinin başlangıç ve bitiş durakları Termini istasyonunun yanındaki Marsala ve Giovanni Giollitti caddeleri. Yukarıda yazdığım T.A.M den başka Terravision otobüsleri de havaalanı servisi olarak çalışıyor.
İtalya’da demiryolu ulaşımı büyük yer tutuyor. Bu nedenle Termini günün her saatinde hareketli. Termini yakınındaki caddelerde bir çok konaklama seçeneği var. Özellikle düşük bütçeli gezginlerin tercihi olan hosteller çoğunlukla buralarda. Apartmanların 1 yada 2 katı hostel olarak düzenlenmiş. Dolayısıyla aynı binanın farklı katlarında birden fazla hostel var. Bende iki gün sonra 6.15 treni ile Floransa’ya gideceğimden konaklama için termini bölgesini tercih ettim. Kaldığım hostel Alessandro downtown, Termini istasyonuna ve havaalanı servislerine 3-4 dakika mesafedeydi. 8 kişilik odada bir yatak için gecelik ortalama 10 euro ödedim. http://www.hostelsalessandro.com/

 Bu bölge genel itibariyle pahalı değil. Örneğin Roma’da 2,5 euroya döner, 1 euroya magneti sadece burada gördüm. Bunun yanında bu bölgede sokaklar merkeze kıyasla daha pis. Akşam saatlerinde etrafta kalabalık guruplar halinde takılan göçmenlere rastlamak mümkün.




Roman forumu

Roma biraz inişli çıkışlı olduğundan yürümek yorucu olabilir ama imkansız değil. Örneğin terminiden aşıklar çeşmesi yürüyerek yaklaşık yarım saat sürüyor. Şehri tam anlamıyla gezmek için en az 2 gün gerekli. Şehir içi ulaşımda metro ve otobüsler yaygın olarak kullanılıyor. Konaklamak için termini bölgesini seçtiğinizi varsayarsak aşağıda numaralarını yazdığım otobüsler ve metro ile gidilebilecek bazı turistik noktalar şöyle;
40 ve 64 = Pantheon, Vatikan
175 = Aşıklar çeşmesi, İspanya meydanı, Colleseum, Roma forumu
Metro A = Vatikan, İspanya meydanı
Metro B = Colleseum, Tiburtina otobüs terminali
Roma’ya ilk gidişim 2005 senesindeydi. O yıl yine termini bölgesinde bir hostelde kalmıştım. O zamanlarda keşfettiğim yerel halkın takıldığı bizdeki esnaf lokantası tarzında bir pizzacı vardı. Aynı pizzacıya yine gittim ve aradan geçen yıllara rağmen lezzetinin hiç değişmemiş olduğunu gördüm. Bu nedenle bloğuma yazayım dedim. Klasik yuvarlak pizzalardan farklı olarak tezgahta duran dikdörtgen biçimindeki büyük pizzalardan dilim kestirip tarttırıyorsunuz. Pizzanız ısıtılıp getiriliyor. Dükkan küçük ve oturacak yer sınırlı. Bu nedenle insanlar genelde pizzayı ayakta yiyorlar. Pizzeria del secolo; Via palestro 62.
Colleseum: Roma denilince akla ilk gelen yerlerden birisi olan bu arena milattan sonra 80 de Titus zamanında yapılmış. İmparatorlar burada Roma halkını eğlendirmek için ve biraz da kendi eğlenceleri için gladyatör dövüşleri düzenlermiş. Ayrıca burada halk gösterileri, hayvan avcılığı, infazlar, meşhur savaşların yeniden canlandırılması, klasik mitolojiye dayanan dramalar da düzenlenirmiş. Giriş ücreti: 12 euro. Alınan bilet 2 gün geçerli ve Roma forumuna da girilebiliyor. Ayrıca denk getirilebilirse her ayın ilk pazar günü ücretsiz.  
Venedik Meydanı / Piazza Venezia: Roma’yı gezmeye bu ihtişamlı meydandan başladım. İhtişamlı diyorum çünkü meydanda bulunan beyaz mermerden yapılmış Vittorio emanuel abidesi bakanı bir daha baktırtacak kadar güzel. Yapımına 1895 de başlanan ve 15 yılda tamamlanan eser bölünmüş halde bulunan İtalya’yı birleştiren kral 2. Emanuel’e ithafen yapılmış.
Aşıklar çeşmesi / Fontana di Trevi: Tarihi imparator Augustus dönemine dayanan dünyanın belki de en bilinen çeşmesi işte bu çeşme. Trevi kelimesi üçyol anlamına geliyor. Neden böyle dendiği konusunda iki varsayım var. Birincisi çeşmenin üç sokağın ortasına konumlanmış olması. Diğeri ise buraya gelen suyun çeşmenin altında 3 ayrı yoldan gelmesi. Herkesin bildiği adıyla aşıklar çeşmesi denmesi de malum nedenlerden. Çeşmenin etrafı günün her saatinde kıyamet günü gibi dolu. Burada çeşmeye sırtınızı dönüp oturmak ve ardından sol elinizle sağ omzunuzun üzerinden bozuk para atıp dilek dilemek herkesin yaptığı bir ritüel haline gelmiş.
Colesyum ve zafer takı
Aşk çeşmesi her zaman kalabalık
İspanyol merdivenleri
İspanya meydanı / Piazza Spagna: Aşıklar çeşmesinden sonra kısa bir yürüyüşle İspanya meydanına ulaştım. Meydanda yapılacak en önemli etkinlik artık bir gelenek haline gelmiş olan merdivenlerde oturmak. Burası Roma’nın en turistik yerlerinden birisi. Zaten oturacak bir yer bulmak için basamakları çıkarken her adımda başka bir lisanın konuşulduğu duyuluyor. Merdivenlerin en sonunda Trinita dei monti kilisesi bulunuyor. Bu merdivenler kilise ile meydan arasındaki ulaşımı sağlamak amacıyla yapılmış.
Popolo meydanı / Piazza del popolo: Del Corso caddesinde yukarıya doğru ilerleyince yolun sonunda Popolo meydanına ulaşılıyor. Halk meydanı anlamına gelen bu büyük meydanın ortasında bir Mısır sütunu, ve arka tarafında ikiz kiliseler diye adlandırılan kiliseler var.
Corso caddesi / Via del Corso: İspanyol merdivenlerin tam karşısında bulunan Condotti caddesi ve onun devamında Del Corso caddesi Roma’ya gelen alışveriş meraklılarının uğramadan geçmediği caddeler.
Pantheon: Roma’da gezip görülecek çok yer var ama bu tapınak bambaşka. Roma’da ve hatta dünyada günümüze en iyi korunarak gelen kiliselerden birisi Pantheon. Anlamı tüm tanrıların tapınağıymış. Bugünkü Pantheon önceki ikisinin yıkılması üzerine yapılan üçüncü kilise. Buna rağmen yapılışı 7. yüzyılın başına dayanıyor. İçine girdiğinizde tavandan gözünüzü alamıyorsunuz. Tamamı beton olan tavanın 7. yüzyılın teknolojisiyle nasıl yapıldığı bugün bile bir soru işareti.
Navona meydanı / Piazza Navona: Elips şeklinde ve ortasında Roma dönemine ait ”4 nehir çeşmesi” bulunan güzel bir meydan. Roma döneminde burada bir stadyum varmış. Meydan stadyumun üzerine inşa edildiği için elips şeklinde tasarlanmış. Günümüzde resim sanatçılarının eserlerini sergilediği, pandomim sanatçılarının gösteriler yaptığı bir yer.   
Teatro Marcello: Dışardan görünüşü collesyumu andıran bu tiyatronun tarihi milattan önce 12.yüzyıla dayanıyor.
Navona meydanı
Marcellus tiyatrosu
Pantheon'un iç görünüşü ve kubbe


Roma forumu: Yazının başında belirttiğim gibi Roma’nın altı üstü, taşı toprağı tarih. Roman forumu adı verilen ve kalıntılar ile gün yüzüne çıkan bu bölge Roma’nın ticaret ve yönetim merkeziymiş. Kazılar sonrasında kalıntılar yer seviyesinin altında kaldığı için yolun kenarından forumu izlemek mümkün. İçine girmek isteyenler colesyum bileti ile burayı da ziyaret edebiliyor.
Vatikan: Roma sınırları içerisinde bulunan Vatikan devleti Hristiyanlıkta Katolik mezhebinin yönetim merkezi olması nedeniyle çok önemli. Vatikan’da yerleşik vatandaş olan 500 kadar kişi var. Hem devlet başkanı hem de katolikliğin ruhani lideri olan Papa Vatikan’da yaşıyor ve İsviçreli muhafızlar adında 110 kişilik küçük bir ordu tarafından korunuyor. Vatikan ziyaretinde gezilmesi gereken yerlerin başında Sistinia şapelini de içine alan Vatikan müzesi yer alıyor. Müze girişi 17 euro ancak eğer denk getirebilirseniz her ayın son pazar günü ücretsiz. Ancak bedavacılığın da bir bedeli var. Ücretli olduğu zamanlarda 18:00 e kadar açık olan müze ücretsiz olduğu gün müze 9 da açılıp 14:00 de kapanıyor. Sabah 8’de gelip sıraya girmek zorundasınız. Mahşeri bir kalabalık var. Ben de tamamen şansa ayın son pazar gününde orada bulunmama rağmen önce Aziz Petrus bazilikasını ziyaret edince bu fırsatı kaçırdım. Müzeye gitmek için meydana girmeden sağ taraftan devam etmek gerekiyor.
Güvenlik aramasından geçip Aziz Petrus meydanına girdikten sonra karşımızda Aziz Petrus bazilikası duruyor. 60000 kişinin ibadet edebileceği büyüklükteki bazilikanın yapımı 100 yıldan fazla sürmüş. Bazilikaya ziyaret etmek için sıraya girmeye gerek yok ancak bazilikanın kubbesine çıkmak için yine uzun bir sıraya hazır olun. Bir şekilde bilet gişesine ulaştıktan sonra merdivenlerden çıkmak için 6 euro ödüyorsunuz. (8 euro öderseniz asansör seçeneği de var ama asansör bir noktaya kadar çıkıyor, sonrası yine merdiven; bence fazladan 2 euro vermeye değmez)
Aziz Petrus kilsesinin kubbesine çıkarken.
Kubbeden Vatikan
Aziz Petrus meydanı
Popolo meydanı
Fiume tevere:  Vatikan’dan çıktıktan sonra Kutsal melek kilisesinin karşısından başlayarak Tiber nehri boyunca yürüdüm. Roma’nın içinden geçen Tiber nehrinin ve üzerindeki köprülerin turistler için pek fazla bir albenisi olmasa da yürüyüş rotası buradan geçirilebilir.
Kutsal melek kalesi / Castel S.Angelo: Şehzade Cem’in de bir müddet hapsedildiği Tiber nehri kıyısındaki kale tarih boyunca bir çok idamlara sahne olmuş. Söylendiğine göre kalenin altından Vatikan’a bir tünel varmış. Kale, köprüyle birlikte güzel bir manzara oluşturuyor.
Kutsal melek kilisesi


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder