8 Kasım 2015 Pazar

Bir haftasonu kaçamağı; KEMALİYE,SİVAS


Hep yurtdışına gidecek değilim ya. J Bazen de ülkemizin nadide yerlerini keşfe çıkıyorum. Bu defa da 2 günlük haftasonu tatilini Cuma ile birleştirip yollara düştük. Gezinin ana teması methini çok duyduğum Erzincan’ın Kemaliye ilçesi ve Karanlık Kanyon.

Uçak biletini gidiş dönüş Sivas’a aldığımızdan rotamıza Hem Sivas hem Erzincan’dan gezilecek yerler kattık. Uçaktan inip kiralık aracımızı alır almaz ilk durağımız Mustafa’nın tavsiye üzerine listeye kattığı Mis döner. Burayı Sivas’a yolu düşen herkese tavsiye ediyorum. Merkezde herkes yerini biliyor. Zaten içerideki kalabalıktan doğru yere geldiğinizi anlıyorsunuz. Yağlı pide ve 2 çeşit salata ile servis edilen 1 porsiyon döner 17 lira gibi birşeydi.

Sivas’ın içini gezmeyi son güne bırakıp Kemaliye’ye doğru yola çıktık. Doğu’ya doğru ilerledikçe yer şekilleri de değişiyor. Dağlar belirginleşmeye başlıyor.
köy evleri



Tandır ekmeği avludaki özel kuyuda pişiriliyor


Tandır ekmeği eşliğinde köy kahvaltısı

Erzincan’ın İliç ilçesi yakınlarında bir köyde mola verdik. Köyde eski evler dikkat çekiciydi.

İliç’den tavsiye üzerine tulum peyniri alıp yolumuza devam ettik. Kemaliye’ye ulaştığımızda hava çoktan kararmıştı. Gecelemek için öğretmenevini tercih ettik.

Kemaliye ilçesi (eski adı Eğin) Fırat nehri boyunca uzanan yüksek tepelere kurulmuş bir ilçe.Dar sokakları, eski evleri, yürürken karşınıza çıkan gürül gürül akan suları, ilginç kapı tokmakları, temiz havası ile burayı gezerken büyük keyif alıyorsunuz. İlçe’de turizm yapılan çalışmalarla geliştirilmiş. Eski evlerin dışları onarılmış, yollar yapılmış. Dükkan tabelaların hepsi aynı renk ve ebatta. Ekim ayı olmasına rağmen birçok yerli turist gördük.

Kemaliye’yi tepeden görmek için Zincirlikaya’ya çıktık. Adı üzerinde büyük bir kayaya zincir bağlanmış. Çıkması biraz yorucu ama buradan manzara süper.
Manili yol’dan geçtik. Bu yörenin meşhur manilerini aralıklarla yola asmışlar. En beğendiğim mani şuydu;
Lökhane’yi ve yan tarafındaki tarihi değirmeni ziyaret ettik. Lök tatlısı ceviz ya da dut ile yapılıyor. İstanbul’daki turizm fuarında tattığım bu tatlıyı burda yine denedim.

Kemaliye’nin sokaklarında dolaşmaya devam ettik.




Zincirlikayadan Eğin manzarası mükemmel
Karanlık kanyon hakkında yerel halktan bilgi aldık. Kanyon boyunca giden taş yol bölge halkının kendi çabaları sonucu açılmış. 8.5 kilometre boyunca tünellerden geçiliyor ve daha sonra Fırat nehri ve kanyondan uzaklaşarak İliç-Divriği yoluna bağlanıyormuş. Konuştuğumuz herkes önce araçınız ne marka diye sordu. Altı yüksek olmayan bir araçla girilemeyecek bir yol olduğundan ve yolun düşen kayalar ve nedeniyle çok bozuk olduğundan bahsettiler. Kanyon’da tekne gezisini araştırdık. Sezon sonu olduğu için bu dönemde yokmuş. Öyle ya da böyle araçla taş yola girecektik zira asıl geliş amacımız karanlık kanyonu görmekti.
Taş yolun girişi, dönüşü olmayan yol :)





Yol boyunca onlarca tünele girip çıkılıyor.

Taş yolun girişine kadar geldik. Baktık yolun girişi var çıkışı yok. Dedik “nasıl olsa 2015 model araç, hem de kiralık; bir şey olmaz, hem bir daha mı geleceğiz Kemaliye’ye”

İlk tünelden başlayarak taş yolda ilerlemeye başladık. Çoğu zaman sadece tek aracın geçebileceği bu yolda arabanın altını vurmamak için en fazla 20 km hızla ağır ağır ilerledik. Zaten 2,5 saat boyunca ne karşıdan ne arkamızdan gelen bir araç olmadı. Sağ taraf uçurum. Baktık telefonda çekmiyor. Yani bilmediğiniz bir araçla bu yola girmek için biraz deli cesaretiniz olması lazım. Tünellerden geçtikçe metrelerce aşağıda gürül gürül akan Fırat nehri ile bir yakınlaşıp bir uzaklaşıyorsunuz. Bizim gibi şanslıysanız dik yamaçlarda dolaşan dağ keçilerini bile görebilirsiniz.
video

Kanyona giren güneş ışığı çevredeki dağların yüksekliğinden dolayı bazen hiç gelmiyor. Zaten bu nedenle karanlık kanyon deniyormuş.

Divriği Ulu camii ve yanındaki şifahane buraya yolu düşenlerin görmesi gereken bir eser. Caminin içindeki ahşap minberin işlemelerinin tamamlanması 16 yıl sürmüş. Dış kapıların üzerindeki taş oymacılığı da dikkat çekiyor. Divriği’nin içini dolaşıp Sivas köftesi ile karnımızı doyurduktan sonra Kangal ilçesine doğru devam ettik.





Mihrap 16 yılda tamamlanmış
Geceyi Kangal öğretmenevinde geçirdik. Kangal ilçesine uğramamızın nedeni doktor balıklar diye adlandırılan ve çeşitli deri hastalıklarına iyi geldiğini duyduğumuz Türkiye’deki tek Balıklı Kaplıca’ya girmekti.

Balıklı Kaplıca Kangal ilçesine 13 km mesafede. Tesisteki havuz maalesef oldukça kötü durumdaydı. Türkiye’de tek olan böyle bir kaplıcanın bu kadar bakımsız olması şaşırtıcı. Günübirlik havuz kullanımı için 10 lira ödedik. Deri hastalığı olanlar özel havuzlara giriyormuş ve onlar için daha yüksek bir ücret var. Su 30 derece. Girer girmez minik balıklar çevrenizi sarıp ölü derinizi temizlemeye çalışıyorlar. Tesis pek iç açıcı olmasa da balıklı kaplıca güzel bir deneyimdi.
Balıklı kaplıca ve doktor balıklar

Kangal’ın çıkışında Kangal köpekleri rehabilitasyon merkezi var. Buraya da uğradık ve Kangal köpekleri hakkında bilgi aldık.

Günün ilerleyen saatlerinde Sivas’a döndük. Düzenli bir şehir olan Sivas’da görülecek turistik yerlerin tamamı birbirine yakın mesafede.


Sivas ulu camii


Buruciye medresesinin içi günümüzde çaybahçesi



Sivas Kongre binasının önünde "cumhuriyetin temellerini burada attık" yazılı.
Sivas kongresinin yapıldığı tarihi bina müzeye çevrilmiş. Ancak restorasyon nedeniyle kapalıydı.

Akşamla birlikte uçak saatimizde yaklaşıyordu. Yine güzel bir gezinin sonu. 
Sivas- Erzincan rotamız

5 yorum:

  1. çok güzel ve ayrıntılı anlatmışsınız. Ellerinize sağlık...

    YanıtlaSil
  2. Hocam siz bizim memleketi gezmişsiniz.Eğin. Kemaliye bilinen adı

    YanıtlaSil
  3. Hocam siz bizim memleketi gezmişsiniz.Eğin. Kemaliye bilinen adı

    YanıtlaSil
  4. Çok güzel bir memleketiniz var. Çok keyif aldık.

    YanıtlaSil